Tayfun ÇAVUŞOĞLU
Tayfun  ÇAVUŞOĞLU
Öğrenciler, veliler, bu “başarısızlık” tablosunun hesabını kime soracak?
  • 05 Ağustos 2018 Pazar
  • +
  • -

Tayfun ÇAVUŞOĞLU /

Üniversiteye giriş sınav sistemindeki değişikliklerin ardından yapılan ilk sınavın sonuçları açıklandı. Tam anlamıyla hüsran yaşandı. Şimdi öğrenciler için tercih zamanı. ÖSYM, testlerdeki başarı oranlarını açıkladığında Türkiye’de adeta yer yerinden oynadı. Herkes farklı yorumlar yaptı. Bir konuda ise hiç değerlendirme yapılmadı. Tartışılmasının eksik kaldığını düşündüğüm bir konuyu da ben gündeme getireceğim.

Soru şu: Öğrenciler, veliler, bu “başarısızlık” tablosunun hesabını kime soracak? Okula mı, dershanelere mi, sistemin tümüne mi?

Değerlendirmeye geçmeden önce, sınavı geçerli olan öğrencilerin testlere göre ortalama doğru cevap sayılarını hatırlayalım:

AYT’ye girip sınavı geçerli kabul edilen 1 milyon 877 bin 568 adayın ortalama doğru cevap sayıları ise şöyle:

  • Türk dili ve edebiyatı 24 soruda 4,743 ortalama,
  • Tarih(1) 10 soruda 1,617 ortalama,
  • Coğrafya(1) 6 soruda 2,271 ortalama,
  • Tarih(2) 11 soruda 1,465 ortalama,
  • Coğrafya(2) 11 soruda 2,856 ortalama,
  • Felsefe grubu testinde 12 soruda 2,017 ortalama,
  • Din kültürü ve ahlak bilgisi veya ek felsefe grubu testinde 6 soruda ortalama 2,098,
  • Matematik 40 soruda ortalama 3,923,
  • Fizik 14 soruda 0,467 ortalama,
  • Kimya 13 soruda 1,109 ortalama,
  • Biyoloji 13 soruda 1,669 ortalama.

Şimdi sadede gelelim…
Türkiye’deki eğitim sisteminin bütünlüklü olarak ele alınması, gerçekçi çözümler üretilmesi, Milli Eğitim’de her yeni bakanla birlikte değişmeyecek bir devlet politikası oluşturulması gerektiğini savunuyorum. Bu çerçevede, Milli Eğitim’in günlük siyasal çekişmelerden uzak tutulması, imam hatip dayatması ya da okulların kimi dini cemaatlerin, dini vakıfların at koşturma sahası olarak parsellenmesi gibi ideolojik yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini tekrar söylemeye gerek bile yok.

Eğitim sektörünün içinden gelen, bir dönem bürokrat olarak da MEB’de görev yapmış Sayın Ziya Selçuk’un Milli Eğitim Bakanı olarak atanması çok büyük bir fırsat olabilir. Bakan Selçuk’un LGS yerleştirmelerindeki beceriksizliğin ortaya çıkmasının ardından, binlerce öğrenciyi hüsrana uğratan yöneticileri koltuklarından uzaklaştırması bu çerçevede değerlendirilmelidir.

Peki faturayı kime keseceğiz?

Faturanın adresi, sistemin tümü… Bu sistem içerisinde gözden kaçan önemli bir detay da “dershaneler” elbette. Kimse “Sistemde dershane diye bir kurum yok, onlar özel öğretim kursu, kişisel gelişim kursu oldu” yanıltmacasına girmesin! Yasal düzenlemelerde adı özel öğretim kursu, kişisel gelişim kursu olarak geçse de (Elbette yabancı dil kursları ile sürücü kurslarını bir kenara bırakıyoruz)  bal gibi de eski zamanlardakinin tıpkısının aynısı.

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN SORUMLULUĞU

Dershaneler, Milli Eğitim Bakanlığı yönetim şemasına göre Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün denetimi(!) altında faaliyet gösteriyorlar. Denetim diyorum, ilaveten (!) ile işaretliyorum, başka da bir şey demiyorum.  Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı genelgelerle ilgili haberler egitimradyosu.com sitemizde mevcut. Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Kemal Şamlıoğlu 2017 sonlarından itibaren il Milli Eğitim müdürlüklerine yağdırdığı genelgelerle ilgili mutlaka fikri takip yapmıştır, kaç dershane hangi yol-yöntemlerle denetlendi, kaç adet ceza yazıldı, bu ceza yazılanlar doğru yola geldi mi-gelmedi mi diye tekrar denetlendi mi, örneğin kaç dershane Şamlıoğlu’nun genelgesini uygulayıp resmi tabelasına karekod koydu, kaç dershane genelgeyi de Bakanlığı da hiçe sayıp karekodu olması gereken hiçbir yere yapıştırmadı, bir fikri vardır, bir bilgi notu gönderip bizimle paylaşır, kamuoyuna duyururuz diye umuyorum. Belki o bilgi notuna, dershanelerde kaçak çalışan MEB öğretmenlerine ilişkin yapılan işlemlere dair de rakamlar ekler! Hatta dershanelerde çalışması yasak MEB öğretmenlerinden kaçı 657 sayılı kanunun arkasından dolanıp anonim şirket halinde dershane açmış, bunlardan kaçına göz yumulmuş ya da yumulmamış, istatistiğini de verir! Kim bilir?

MEB BÜROKRATLARI BU SORUNUN CEVABINI MUTLAKA BULMALI

Dershanelerin yasal-yönetsel durumu tartışma konusu olunca, elbette “işlevi” de tartışılacak… Dershaneye giden öğrenci sayısına dair bir istatistik verisi yok elimde. Ancak Türkiye’de (hem LGS hem de TYT-AYT’ye hazırlık çerçevesinde) dershaneye devam konusunun çok yaygın olduğunu söylemekte bir yanlışlık olmaz. “LGS’ye dershanede hazırlanmak” cümlesini klavye sürçmesiyle yazmadım. Koltuğunda oturup olan-biteni sadece izlemekle yetinenleri kast etmiyorum, görevine Ziya Selçuk tarafından atanan ya da bugünden sonra atanacak üst düzey MEB yöneticileri, kişisel gelişim kurslarının sayısında son zamanlarda artış olup olmadığını, artış varsa bunun nedenlerini sorgulayabilirler. Ortaokul öğrencilerinin(!) devam ettiği bu kurslarda, “Gerçekten de satranç, ebru, tiyatro benzeri hobi dersleri mi veriliyor acaba? Ortaokullu öğrencilerinin sosyal aktivitelere bu denli gönülden yönelişinin nedeni nedir?” sorusuna cevap arayabilirler…

ÖĞRENCİ KAÇ NET YAPTI? KAÇA MAL OLDU?

Üniversite sınavıyla ilgili can yakan, ülkemizin geleceğini düşününce moral bozan istatistik verilerini, yazının başlangıcında paylaşmıştık.

Her öğrenci, her veli şu sorunun cevabını aramalıdır: Çocuğum dershaneye gitmeseydi kaç soru yapardı, dershaneye de gitti, bugün kaç soru yaptı? Yaptığı soru sayısı arttı mı? Fazladan yaptığı her sorunun bana maliyeti nedir? Ödediğimiz paranın karşılığını gerçekten de aldık mı?

Öyle ya! Dershaneler ticari kuruluş… Sınavdan çok yüksek puan alacak ve reklam faaliyetinde işe yarayacak öğrencilerden para almıyorlar.  Üste para ya da otomobil gibi yüksek bedelli hediyeler verdikleri bile kulağımıza geliyor. Bizim sözünü ettiklerimiz orta karar öğrenciler… Okuldaki eksiklerini tamamlamak zorunda kalan evlatlarımız. Müşteri memnuniyeti, ilkesel yaklaşım olarak hizmet-mal üreten neredeyse her kuruluş için geçerli bir sorumluluk halini almışken! Dershaneleri niye ayrı tutmak gereksin?

Dershane fiyatlarının ortalama 14-15 bin lira dolayında olduğunu düşünürsek… Hesap kolay… Dershane fiyatını, yükselen cevap sayısına bölerek o rakama ulaşırsınız. Örneğin çocuğunuz matematikten normalde 15 soru yapabiliyorken, dershaneye gittiği için 20 soru yaptı ise… Dershaneye gitmekle elde ettiği 5 doğru cevabın her biri için 3.000 TL ödediniz demektir. Öğrencinin dershaneden elde ettiği kazanım, yani yaptığı soru sayısı arttıkça, soru başına ödediğiniz rakam doğal olarak düşer. Peki soru sayısı hiç artmadıysa ya da sadece 1-2 tane arttıysa! Bunu hiç sorguladınız mı? İlgili dershaneye gidip, “Şu kadar lira para ödedik, sınav sonuç belgesi de ortada! Kayıt sırasında çizdiğiniz tablo ile bugünkü sonuç arasındaki farkı nasıl izah edeceksiniz?” diye sordunuz mu?

İlk aklıma geliveren makul gerekçeleri sıralayayım: “Sistem değişti”, “soru tipi değişti”, “kolay olacak denmişti ama sorular çok zor çıktı…”
Bunların dışında, çok yaratıcı değerlendirme ve cevaplar da olacaktır mutlaka. Benimle de paylaşırsanız, ufuk turu yapmakta yardımınız dokunmuş olur…

Avatar

Tayfun ÇAVUŞOĞLU

Gazeteci / Yazar - Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Almanca Bölümü (1985) mezunu. 1983'ten itibaren yerel yayın organlarında muhabir, yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmeni olarak çalıştı. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi eski (1997-2001) başkanı. Bursa Ansiklopedisi'ne (Yılmaz Akkılıç, 2002, Burdef Yayınları) madde yazarlığı yaptı. E-Kitap Yayıncılık tarafından (Şubat 2018) epub formatında yayınlanan “Nutuk“ için editör olarak Atatürk ve Kurtuluş Savaşı kronolojisini hazırladı. Aynı zamanda Belgeseltarih.com kurucu ortağı ve yazarıdır. Yayınlanmış Kitapları: 1)“Çanakkale 1915 – İftiralar, Yalanlar, Polemikler“, 2014, Kastaş Yayınevi-İstanbul 2)"1915 - Çanakkale Savaşında Trakya", 2018, Haber Ajansı yayınları-İstanbul E-Posta:[email protected]

Sosyal Medyada Paylaşın:

  • YENİ
Geylan: 1709 şube müdürü ataması iptal edilmeli

Geylan: 1709 şube müdürü ataması iptal edilmeli

8 Kasım 2020, Geylan: 1709 şube müdürü ataması iptal edilmeli için yorumlar kapalı
Covid-19 Konusunda Kime İnanacağımızı Şaşırdık

Covid-19 Konusunda Kime İnanacağımızı Şaşırdık

7 Kasım 2020, Covid-19 Konusunda Kime İnanacağımızı Şaşırdık için yorumlar kapalı
BUÜ, girişimci ve yenilikçi üniversiteler arasında 19. sırada

BUÜ, girişimci ve yenilikçi üniversiteler arasında 19. sırada

6 Kasım 2020, BUÜ, girişimci ve yenilikçi üniversiteler arasında 19. sırada için yorumlar kapalı
MEB 2020 bütçesi sorunları çözmekten uzak

MEB 2020 bütçesi sorunları çözmekten uzak

5 Kasım 2020, MEB 2020 bütçesi sorunları çözmekten uzak için yorumlar kapalı
MEB Bütçesi TBMM’de Kabul Edildi

MEB Bütçesi TBMM’de Kabul Edildi

5 Kasım 2020, MEB Bütçesi TBMM’de Kabul Edildi için yorumlar kapalı
BUÜ’de ilk yapay kalp nakli başarıyla gerçekleşti

BUÜ’de ilk yapay kalp nakli başarıyla gerçekleşti

5 Kasım 2020, BUÜ’de ilk yapay kalp nakli başarıyla gerçekleşti için yorumlar kapalı
Mutlu çocuk mutlu birey oluyor

Mutlu çocuk mutlu birey oluyor

5 Kasım 2020, Mutlu çocuk mutlu birey oluyor için yorumlar kapalı
BUÜ, Araştırma ve Aday Araştırma Üniversiteleri arasında 3 sıra birden yükseldi

BUÜ, Araştırma ve Aday Araştırma Üniversiteleri arasında 3 sıra birden yükseldi

5 Kasım 2020, BUÜ, Araştırma ve Aday Araştırma Üniversiteleri arasında 3 sıra birden yükseldi için yorumlar kapalı
‘Bursa’da 50’nin üzerinde öğretmen koronaya yakalandı’

‘Bursa’da 50’nin üzerinde öğretmen koronaya yakalandı’

5 Kasım 2020, ‘Bursa’da 50’nin üzerinde öğretmen koronaya yakalandı’ için yorumlar kapalı
Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’na Uludağ Üniversitesi İmzası

Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’na Uludağ Üniversitesi İmzası

31 Ekim 2020, Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’na Uludağ Üniversitesi İmzası için yorumlar kapalı
Sponsorlu Bağlantılar